Aşırı sağ, seçmen katılımı ve Berlusconi: Beş başlıkta İtalya’daki seçim sonuçları

İtalya’da dün yapılan erken genel seçimleri Giorgia Meloni, Matteo Salvini ve Silvio Berlusconi’nin lideri olduğu sağ partilerin, sol eğilimli Demokratik Parti ve Beş Yıldız Hareketi’ne karşı zaferiyle sonuçlandı.

Birçok “ilk” ile sonuçlanan erken seçim, İtalya’nın siyaseti ve geleceği için yeni günlerin habercisi.

1. Giorgia Meloni İtalya’nın ilk kadın başbakanı olmaya hazırlanıyor

Aşırı sağ İtalya’nın Kardeşleri Partisi’nin seçimi en çok oy alan parti olarak tamamlaması üzerine lideri Giorgia Meloni’nin de ülkenin ilk kadın başbakanı olarak görev alması bekleniyor.

Son derece ataerkil bir toplum yapısına sahip olan ve siyaset dünyasında da çoğunlukla erkek egemenliğinin baskın geldiği ülkede, Meloni’nin zaferi bu açıdan eski günlerin geride kaldığına işaret edebilir.

Meloni seçimden önce Euronews’e verdiği bir röportajda “ülkesindeki bu tabuyu yıkan ilk kadın olmaktan onur duyacağını” belirtmişti.

Meloni, “kadınların yüksek makamlara gelmesini ileri bir adım” olarak değerlendiren eski Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı ve başkan adayı Hillary Clinton’ın en azından bu açıdan desteğini almış gibi görünüyor.

Ancak herkes Meloni’nin seçilmesinin kadın hakları açısından olumlu bir adım olduğu görüşünde değil.

Örneğin, merkez-sol milletvekili Lia Quartapelle, Meloni’yi “maço” sağın siması olarak görüyor ve İtalya’nın Kardeşleri Partisi’nin parti programında kadın ve cinsiyete çok az değinildiğine dikkat çekiyor.

2. İtalya’da II. Dünya Savaşı’ndan bu yana en sağcı hükümet kurulacak

Seçim sonuçlarına göre İtalya’nda kurulacak hükümet üç sağ partiden oluşacak. Meloni’nin liderliğindeki İtalya’nın Kardeşleri Partisi’nin kökenleri Benito Mussolini’nin 1943’da kurduğu Cumhuriyetçi Faşist Parti’nin devamı olan neo-faşist İtalyan Sosyal Hareketi’ne dayanıyor. 

Diğer partiler ise göçmenlik karşıtı politikalarıyla öne çıkan Matteo Salvini’nin Kuzey Ligi ile Silvio Berlusconi’nin nispeten merkez-sağda yer alan ve kendini liberal muhafazakar olarak tanımlayan Haydi İtalya Partisi.

II. Dünya Savaşı’ndan sonra İtalyan siyasetine, şimdi feshedilmiş olan sağ ve sol grupları bünyesinde toplayan, Amerikan yanlısı Hristiyan Demokrasi Partisi damgasını vurdu. 1990’ların başlarındaki Temiz Eller operasyonları ile ortaya çıkan rüşvet skandalları ülkedeki siyasi görünümü köklü şekilde değiştirdi ve Berlusconi’nin siyasi figür olarak yükselmesine ve çeşitli sağ eğilimli hükümet kurmasına fırsat verdi.

Aslında ülkede aşırı sağ siyasetçiler II. Dünya Savaşı’ndan sonra da hükümette görev almıştı. Meloni’nin 2009-2011 yılları arasında Gençlik Bakanı olarak görev alması ile ilk defa aşırı sağ yetkiyi elinde toplamaya başlamış, merkez sağdaki Berlusconi ve patisi geri adım atmak durumunda kalmıştı.

Meloni’nin liderliğinde kurulacak yeni hükümetin aynı zamanda ülkenin Avrupa Birliği konusundaki en eleştirel hükümet olması bekleniyor.

3. Seçime katılım ülke tarihinin en düşük seviyesinde kaldı

Çoğunlukla siyasete yüksek katılım gösteren İtalyan halkı, birçok Avrupalı komşusuna göre seçimlerde yüksek oranda oy kullanmasıyla tanınıyor.

1979 seçimlerinde seçmenin yüzde 90’ı oy kullanmış ve bu rakam 1980 ve 1990’lar boyunca da devam etmişti. 

Sonraki yıllarda düşüşe geçen oy kullanma oranı 2018 genel seçimlerinde yüzde 73’e geriledi. Bu seçimde geçerli oy sayısı yalnızca yüzde 64’te kaldı.  

Bunun birkaç sebebi olduğunu belirten siyaset uzmanlarına göre, seçmenin tatminsizliği ve yorgunluğu giderek artarken siyasi partilerin görünümü geçici ve değişken bir seyirde. Ayrıca seçim kampanyasının ağustos ayında başlamış olması da İtalyanlar için “kutsal yaz tatilini” ihlal ettiği şeklinde algılandı.

4. Merkez-sol zayıf düştü

Seçime giden aylarda kamuoyu yoklamaları merkez-solun en büyük partisi Enrico Letta’nın liderliğindeki Demokratik Parti’nin yüzde 20’ye rahatça ulaştığını, hatta zaman zaman ülkenin en büyük partisi olma yarışında İtalya’nın Kardeşleri ile başa baş gittiğini gösterdi

Ancak sandıklar açıldığında partinin ancak yüzde 19,2 oy alabildiği ve yüzde 20’lik barajı geçemediği görüldü. Partinin merkezdeki Motion ile ittifak kurma girişiminin son beş günde suya düşmesi ile merkez-sol sağ kanat bloğuna yenildi.

Eski başbakan Guiseppe Conti’nin liderliğindeki popülist parti Beş Yıldız Hareketi de sandıktan ancak yüzde 15,3 oy oranıyla çıktı. Partinin eski lideri Luigi di Maio’nun son dönemde ayrılarak kendi partisini kurmasıyla yaşanan iç bölünmenin de etkilediği sanılan bu sonuç, 2018’deki yüzde 32,7’ye göre büyük oy kaybı anlamına geliyor. 

5. Berlusconi geri mi dönüyor?

İtalya’nın bir dönem en büyük siyasi gücüne sahip eski başbakan Silvio Berlusconi’nin Haydi İtalya partisi, son dönemde partinin ağır toplarından bazı isimlerin istifalarının ardından zor günler geçirmişti Ülkenin en uzun süre başbakanlı koltuğunda oturan siyasetçilerinden Berlusconi bu seçimde eski önemini yitirmiş gibi görünüyordu.

Ancak eski başbakanın yeni sağ koalisyona vereceği destek hükümetin kurulabilmesi için kili önem taşıyor.

Berlusconi, seçimlerin hemen öncesinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna’da savaşa itildiğini ifade etmiş ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenskiy’nin “doğru dürüst” kişilerle değiştirilmesi gerektiği yönünde görüş bildirmişti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir